23 Eylül 2014 Salı

Güneyto'nun Tatil Bavulu

Bu yaz geçen sene yapamadığımız tatilin acısının çıkarırcasına tatil yaptık. Ne yalan söyleyeyim bu kadarını ben bile hayal etmiyordum. Geçen yaz Güney çok minik olduğu için tüm tatil girişimlerimiz Güney'in sıcağa verdiği tepki yüzünden olumsuz sonuçlanmıştı. Önümüzdeki Kurban Bayramı tatili ile sanırım bu uzun tatil faslını kapatmış olacağız. Tatilin deniz kısmı havalar çok hızlı soğuduğu için ne yazık ki çoktan bitti bile...

Bebekle tatilin en zor yanlarından biri valiz hazırlama kısmı. Zira evdeki her şeyi n'olur n'olmaz diye almak istiyorsun. Gittiğin yere mahrumiyet bölgesi muamelesi yaparak her şeyden azar azar alıyım deyince, bir bakıyorsun kocaman bir bavul ve yanında yavruları, küçük bavulcuklar :) Bu sebeple bebekle tatilde en çok kullandığımız ve hiç bir işime yaramadı dediğim bir kaç şeyi not etme ihtiyacını aslında en çok kendim için duyuyorum. Sanki seneye tatile gitmeden önce bu postu mutlaka okumalıyım ruh halinde yazıyorum. Az ve öz eşya ile tatile çıkmak, tatil dönüşündeki o gereksiz kalabalığı ve çamaşır yığınını da azaltacağı için bu konuya ciddi kafa yordum. 

1) Kıyafet
Sıcak yerlere gidiyorsan, kıyafeti fazla abartmayacaksın (kendime not :). Güneyto iç badiyle yazı geçirdi diyebilirim. İç badinin kısa kollu ve askılı türlerinden çamaşır yıkama imkanına göre almak lazım. Bizde ortalama günde iki tane badi kirleniyordu. Şort ve tişört de kurtarıcı parçalardandı. Deniz kenarında uyurken tişört giydiriyordum, efil efil iyi oluyordu. Şortu da akşamları çıkarken giydiriyordum. Şapka yine olmazsa olmazlardan. İnce kare bez örtüler almıştım yanıma onları da gece uyurken üzerine örtüyordum. İkea'da satılan üçlü paket halinde ince örtüler geçen seneden beri elimin altındaki yegane parçalar. Sahil kenarında kurulanma işini ise benim de severek kullandığım peştamal ile hallettik. Bu sene sahiller peştamaller ile donatılmıştı. Sanırım bu işin moda olmasına en çok ben sevinmişimdir. Hemen kuruması ve hafif olması sebebiyle gönlümü fetheden bir uygulama oldu diyebilirim. 
                         Bu kadar eşyayı niye getirdin anni? Bu sefer babam haklı beyler...

2) Güneş Ürünleri
Güneş koruyucu olarak geçen seneden kalan Sebamed'in 50 faktörlük güneş koruyucusunu ve Bella B'nin 40 faktörlü sprey şeklindeki güneş koruyucusunu aldım. Sebamed'den zaten memnunduk, Bella B'den de memnun kaldık. Zaten sabahları ve öğleden sonra akşam üstleri deniz kenarında olduğumuz için çok fazla güneşe maruz kalmadık. 

3) Ayakkabı
İyi ki almışım dediğim resimlerde de gördüğünüz Adidas'ın Crocs tarzı mavi renkli arkadan geçirmeli sandaletlerini Güneyto tüm yaz ayağından çıkarmadı diyebilirim. Suya girip çıktığında çabuk kuruyan ve çıplak ayakla giydiğinde ayağını yara yapmayan, acıtmayan bu sandaletten çok memnun kaldık. 
                                                      Gel de ısırma bu popuşu...

4) Mayo
Kullan-at bez mayolardan ve Charlie Banana'nın alıştırma külodundan aldık. Bez mayolar zaten çok pratik, alıştırma külotunu da ilerde tuvalet eğitiminde ihtiyacımız olacak düşüncesiyle almıştım ondan da memnun kaldık. Beze göre daha şık bir görüntüsü olduğu ve popo ısırma isteğini iki kat arttırdığı doğrudur. Fakat biraz geç kuruduğu da bir gerçek, bunu belirtmeden geçmeyeyim. 

5) Yüzme Simidi
Güneye simit mi alsam kolluk mu diye düşünürken, Amasra tatilimizde Güney beyi denize sokunca bir anda simitte karar kıldım. Çünkü su yutmak için verdiği çabalar takdire şayandı :) Kollukla daha çok su yutacağını düşündüm ve o işi seneye bıraktım. Swimtrainer marka yüzme simidini aldık ve çok memnun kaldık. Tatilin sonlarına doğru artık simitle yüzmekten ve ayağının basmadığı yerlerde kendini suya salmaktan keyif alır olmuştu. Simide koyduktan sonra bizim tutmamıza gerek duymadan yüzebiliyordu, e tabi böylece bizde yüzebiliyorduk :) keyfini çıkardık diyebilirim. Kova kürek vs sahil kenarında çocuklarla vakit geçirmek için birebir, tabi kumların tadına bakmak için Güney kadar meraklı olmadığı sürece. Açıkçası bir kaç kez yedikten sonra yenmeyeceğini anlar ve vazgeçer diye düşünmüştüm ama arkamı döndüğüm anda yemeye devam etti :) Kısacası kumla oynarken hep göz hapsimizdeydi.



6) Hiç Kullanmadığım Parçalar
Fazla aldığım kıyafetler ! Kendimiz için de Güney için de fazladan aldığım her kıyafet parçası için çok sinir oldum kendime. Eskiden bir tişört bir şortla yazı geçirirken, anne olduktan sonra "n'olur n'olmaz" mantığıyla valize her şeyden fazlasıyla koymuşum. Deniz yatağı ve paletleri ise kullanamayacağımızı söylememe rağmen eşim almıştı ve nitekim haklı çıktım :)

7) İlaç, Sinek Koruyucu vs
Ağrı kesici şuruplar (Calpol, İbufen) ve serum fizyolojik tüm uzun süreli seyahatlerimizde diş fırçası gibi daimi üyelerden. Sinek sokmalarına karşı Bella B'den Buzzy Bee'yi almıştım ama hiç kullanmadım. Sinek yoktu :)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar...düşündükçe aydınlandığım noktaları tekrardan postu güncelleyerek eklemeye devam edeceğim sanırsam galiba :)





2 yorum:

AnnesininKuzusu dedi ki...

Ahh güneyto tatilin dibine vurdun,denizin tadını çıkardın bebeğim ne mutlu sana :) Bu arada her gittiğimiz yere dağ başı muamelesi yapmaktan vazgeçemicez sanırım...Hasta olursa diye şuruplarını,burun aspiratöründen ateş ölçerine tam teşkilat hepsini alayım,ya kirlenirse üstü 1500 tane tişört alayım(sanki su yok gittiğimiz yerlerde),serin mi olur acaba ince bir örtüde dursun yanımızda, aaaa gittiğimiz yerin yastıkları çok kalın gelir ben en iyisi yastığını da götüreyim,oyuncaklarını unutmayalım sıkılır sonra çocuk derkeeen bir bakmışız taşınıyor gibi bavullar,valizler kapıda :)

fatoş bentli dedi ki...

Ayy sorma Nurgülcüm, her uzun yola çıkışta resmen taşınıyoruz :)
Ama bu sefer akıllandım, kurban bayramı tatiline giderken az eşya alıcam...azimli ve kararlıyım bakalım :)

 

TRİŞKADAN NAĞMELER Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template